Oysa bağımsız kuruluşların yaptığı tahliller öyle söylemiyor. 19 litrelik damacana suyunun kapağı açıldıktan sonraki 15 saat içinde tüketilmesi gerekiyor. Dahası bu damacanalar 50 kez kullanıldıktan sonra atılması gerektiği halde kimse bunu yapmıyor. Damacanaların içindeki kanserojen polietilen suya karışabiliyor, insanlar sağlıklı su içtiklerini zannederek hem sağlıklarını hem de yılda 1200 TL’yi bulan su gideri yüzünden paralarını kaybediyor. Çözüm, sağlıklı bir su arıtma sistemi satın almakta... Ama hangisini?.. Rainsoft Türkiye distribütörü Renk Su’nun bu konuda söyleyecekleri var!
Hayat kaynağımız olan su insan vücudunun sağlığı için o kadar önemli bir sıvı ki, her yetişkinin günde ortalama 1,5 litre su içmesi gerekiyor. Sağlık söz konusu olduğunda belki “paranın ne önemi var” diyebilir insan ama bir Rainsoft su arıtma cihazıyla karşılaşmak, suya, içme suyuna, su arıtıcılara, en azından suya ve sağlığa harcanan paraya daha farklı bir gözle bakmanızı da sağlıyor.
Musluktan akan suyu “içebilecek” misiniz?
İçebilirsiniz deniliyor ama... Yoksa öyle değil mi?” Özellikle İstanbul’da musluklardan akan şebeke suyunun “içilebilir” olduğunu iddia ediliyor. Oysa Rainsoft Türkiye distribütörü Renk Su Arıtma’nın ilki 2010 Haziran’ında, ikincisi ise yine 2010’un Kasım ayında bağımsız bir laboratuara tahlil ettirdiği İstanbul şehir şebeke suyu fazla miktarda tortu ve koliform bakteri barındırdığı için “içme suyu standardında” bulunmadı. Dahası, bazı temel değerler de her iki tahlil sonucunda da farklı çıktı. Buna şehrin altyapı sorunlarını, hatta evlerin içine şebeke suyunu taşıyan sistemlerin bakımsızlığını ve eskimişliğini de ekleyin. Yani tortu ve koliform bakteri olmasa bile, şehir şebekesi suyu içme suyu “standardı”nda olmaktan çok uzak. Normal şartlarda şebeke suyunun içme suyu standartlarında olması için koliform ihtiva etmemesi ve tortu oranının sıfıra yakın olması gerekiyor. İstanbul’daki şebeke suyunda ana noktadan çıkışı itibariyle bu kirletici etkenler bulunmuyor olsa da şehrin altyapı sorunları,su borularıyla kanalizasyon borularının birbirine çok yakın noktalardan geçiyor olması kullanım suyumuzun evimize ulaşana kadar ki sürecinde kirlenme olasılığını çok yükseltiyor.Ayrıca koliform bakteri riskini ortadan kaldırmak adına kullanma suyuna verilen klor maddesinin kanserojen oluşu sebebiyle sağlığımız için birincil ihtiyaç olan su bir anda sağlığımıza yönelik ciddi bir tehdit arzedebiliyor.
Bu kadar zengin miyiz?
4 kişilik bir aile haftada 3 damacana su tüketiyor diyelim. Bu da damacana başına ortalama 10 TL’den her hafta en az 30, her ay en az 120 TL ve yılda da 1500 TL’ye yakın para afiyetle içiliyor demektir. Ne yapalım, sağlık olsun! Hazır sağlık demişken, damacana suların, kapağı açıldıktan 15 saat sonra tüketilmesi gerektiğini çünkü suyun “bayatladığını” kimse bilmiyor. Pompaların çamaşır suyu ile dezenfekte edilmesi gerektiği, bir damacananın en çok 50 kez kullanılabileceği, sonra atılması gerektiği ama buna kimsenin uymadığı da bilinmeyenlerden bazıları. İşin sağlığı ilgilendiren kısmında ise pet şişe ve damacanaların yapısında bulunan polietilenin suya karışma riski var. Bu da genellikle damacananın üzerine numara basma sırasında oluyor. Tehlikesi şu: Suya karışan polietilen, kansere neden olabiliyor.
Büyük fark yaratan Rainsoft
Eve takılacak bir Rainsoft Su Arıtma Sistemi’nin yaratacağı farka göz atmak isterseniz, önce sağlıktan başlamak gerek: Evin ana girişine takılan Rainsoft, evde kullanılan bütün musluklardan temiz su akmasını sağlıyor. Elbette bu su da huzurla içilebiliyor çünkü Rainsoft, farklı ihtiyaçlara yönelik, farklı filtrelere sahip 900 ayrı modelle hizmet sunuyor. Bu şehrin suyundaki kireç, o şehrin suyundaki kurşun Rainsoft için farketmiyor çünkü her suyu “içilebilir” hale getirecek bir filtre çözümü bulunuyor. Bunun dışında evde kullanılan tüm temizlik araçları; çamaşır ve bulaşık makineleri yumuşayan suyla birlikte daha az deterjanla daha etkili temizlik yapabiliyor. Makinelerin ısıtma sistemleri kireçle kaplanmıyor, tamir masrafları azalıyor hatta duş perdeleri ve banyo fayansları bile kireçlenip lekelenmediği için fazladan temizleme malzemesine ihtiyaç duyulmuyor. Yıkanan sebze ve meyvelerde klor kokusu olmuyor. Çay, kahve ve yemekler daha lezzetli oluyor. Saçlar ve vücut temizliği için çok az bir miktar sabun ve şampuan yeterli oluyor.
Bütün bunlar Rainsoft’un arıttığı suyla gelen kolaylıklar. Ama işin bir de ekonomik yanı var. Damacana sudan tasarruf ettiniz, tamam. Başka? Rainsoft’un arıttığı su sayesinde temizlik malzemesi harcamalarından da % 50 tasarruf sağlanıyor. Hatta içme suyu bedavaya geliyor. Makinelerinizin tamir ve bakım masrafları azalıyor. Kişisel temizlikte de daha az sabun, şampuan harcanıyor üstelik saçlar, eller çabucak durulandığı için su gereksiz yere akmıyor. Bu da kabaca bir hesapla cebinize her yıl 2000-2500 TL kalıyor anlamına geliyor.
Böyle bir sistem yok!!!
Peki halkımız çok mu bilinçsiz de su arıtmanın önemini bilmiyor? Aksine, çok iyi biliyor ama merdiven altı, no name, nerede üretildiği belli olmayan, uyduruk markaları sırf “ucuz” diye satın alınca suyunu da arıttığını zannediyor; maalesef kandırılıyor. Rainsoft ise “ömür boyu garanti” veriyor. Kurulmu dahil 5 bin dolara mal olan bir Rainsoft su arıtma cihazı, 2 yılda kendini amorti ediyor. Günde 200 litre suyu arıtan bu sistem için teknik servisi 24 saat hizmet veriyor. Dahası Rainsoft’un cihazları uluslararası Water Quality Association (WQA-Dünya Kalite Birliği) tarafından altın damgayla sertifikalandırılmış halde. Bu cihazlar ayrıca evsel ve ticari su arıtma ünitelerinin bağımsız test ve standartlarını geliştiren Amerikan National Science Foundation’dan (NSF-Ulusal Bilim Vakfı) da onaylı. ISO 9001, Good Housekeeping, UL (Underwriters Laboratuarları), CSA ve CE ise RainSoft’un sahip olduğu diğer onay, belge ve sertifikalardan bazıları.
Oysa Türkiye’de bu belgelere ve garantiye sahip olan başka su arıtma cihazı yok! O kadar yok ki, Renk Su Arıtma, tüketicinin Türkiye’de satılan ve bu belgelere sahip olan bir sistem bulması halinde, arzu ettiği Rainsoft’u hediye etmeyi garantiliyor! Rainsoft farkı çok açık olsa gerek ki her yıl 1200 yeni müşteri Renk Su Arıtma’nın portföyüne ekleniyor. Bu müşterilerin % 80’i Rainsoft’un ev tipi su arıtma cihazlarını kullanıyor. Kullananlar arasında pek çok ünlü sima da bulunuyor.
Hakların var, sahip çık!
Bütün bu anlatılanlar aslında tek bir anlama geliyor: Paranız cebinizde kalsın istiyorsanız, bir kez masraf yapın ve Rainsoft su arıtma sistemini tercih edin! Bu kadar garanti belgesi olan, su arıtma sistemleri konusunda dünyaca kabul ve taktir gören başka bir marka yok! Üç kuruş kâr etmek için tercih edilen, çoğu uzak doğuda üretilen “no name” sistemlerin malzeme kalitesi, teknik servis hizmeti ve garantileri yok! Zaten “ucuz” olma nedenleri de bu. Eğer biri ucuz hizmet vaadinde bulunuyorsa, ayakta kalabilmek için bu şıklardan birini çalmak zorunda! Oysa Rainsoft’a ödenen ücretin bin lirası, aslında kaliteye, teknik servis imkanına ve dünya çapındaki garantiye veriliyor.
Başka bir ifadeyle su arıtma cihazı satın alacakların Rainsoft’u tercih ederek önce sağlıklarına, sonra bütçelerine ve ayrıca bir tüketici olarak haklarına da sahip çıkmaları gerekiyor.
|